Demiryolu Çocukları - Edith Nesbit

Demiryolu Çocukları - Edith Nesbit

Fiyat : 3,50 TL
İndirimli : 2,98 TL
:
Kategori : Çocuk Hikayeleri - Gençlik Klasikleri
Yayınevi: : Beyaz Balina Yayınları
Yazar : Edith Nesbit
Barkod : 9789756387719
Piyasa Fiyatı : 3.50
: 3,24 TL + KDV
Adet :
Demiryolu Çocukları - Edith Nesbit

Yazar: Edith Nesbit
Çeviren: Neşe Baltacı
Sayfa Sayısı: 136
Boyut: 14x 20 cm 
Basım Yeri: İstanbul
Basım Tarihi: 2012
Kapak Türü: Karton Kapak
Kağıt Türü: İthal Kağıt
Dili: Türkçe 
Dağıtım: Kitap Takipçileri
Temin Süresi: Aynı gün kargo

Demiryolu Çocukları kara trenlerin ardından heyecan, sevinç ve şaşkınlıkla el sallayan çocukların maceralarını anlatmasına rağmen, teknolojik çağımızda hâlâ güncelliğini koruyan bir roman. Roberta, Peter ve Phyllis, babalarının yokluğunda, ne evlerinin kirasını, ne de aşçı ve hizmetçilerinin aylıklarını karşılayacak güçleri bulunduğu için, yaşadıkları kasabadan ayrılıp uzaklara, yakınından bir demiryolu geçen kırsal bir bölgeye taşınmak zorunda kalırlar. Yeni taşındıkları ev bakımsız, soğuk, kilerleri boş, hastalandıklarında ilaca ayıracak paraları yoktur...
Ne var ki kalpleri sıcak, sevgileri bol, umutları güçlüdür.

Gerçekten sihirli gibi görünüyorlardı. Tepenin karşı yamacında, yaklaşık yirmi metre yüksekteki ağaçlar yavaşça demiryoluna doğru ilerlemekteydiler. Arkadaki gri yapraklı ağaç tıpkı yeşil koyunlardan oluşmuş bir sürünün çobanı gibi tüm diğer ağaçları önüne katmış görünüyordu.
‘’Bu da ne?’’ diye sordu Phyllis. ‘’Bu kadar büyü benim için çok fazla. Bundan hiç hoşlanmadım. Haydi eve dönelim!’’
Ama Bobbie ve Peter parmaklığa sıkı sıkı tutunmuş, nefes bile almadan ağaçları seyrediyorlardı. Phyliss eve doğru gitmek için tek başına yürümeye cesaret edemedi.
www.kitaptakipcileri.com
Demiryolu Çocukları Kitap Özeti 

ÖZET: Roberta, Phyllist ve Peter, Edgecombe Villası adlı evlerinde mutlu bir yaşam sürmekteydiler. Çok güzel bir evleri, eşsiz güzellikte oyuncakları vardı. Anneleri çok iyi bir insandı. Her anne gibi o da çocuklarını çok seviyordu. Evde olduğu zamanlarda onlara öyküler yazıyor, şiirler okuyordu. Babaları ise bir devlet dairesinde çalışıyordu. Çocuklar anneleri gibi babalarını da çok seviyorlardı fakat babaları yoğun bir insandı. Sık sık onlarla birlikte olamıyordu. Ailenin bu mutlu yaşamı çok uzun sürmedi. Babaları yine iş için birkaç günlüğüne köyden ayrılmıştı. Döndüğünde ise onu ve ailesini bir sürpriz bekliyordu. Evde oğlu Peter’in bozulan oyuncak lokomotifini tamir ederken eve polisler gelmişti. Çocuklar polislerin geldiğini görmediler. Ancak babalarının aniden hem de çocukların ona en çok ihtiyaçları olduğu bir zamanda aralarından ayrılması onları şüphelendirmişti. Anneleri “babanızı iş için çağırıyorlar” diyerek onların endişelerini gidermeye çalışmış; fakat bir yandan da çocuklarına yalan söylemek zorunda kalmıştı. İşte her şey bundan sonra başladı.
www.kitaptakipcileri.com
Bir gün aniden annelerinin talimatıyla evdeki eşyaları toplamaya başladılar. Hayatlarını başka bir şehirde başka bir evde yeniden kuracaklardı. Yeni evlerinde anneleri zamanının büyük bir bölümünü odasında öyküler yazarak geçiriyordu. Çocuklarsa vakitlerinin çoğunu demiryoluna gidip trenlerin geçişini seyrederek geçiriyorlardı. Trenlere o kadar alışmışlardı ki onlara isimler bile vermişlerdi. Trenleri sevmelerinin bir başka nedeni de yaşadıkları yerdeki sessizliği bozan tek şeyin trenler olmasıydı. Çocuklar zamanla trenlerin hangi saatlerde geçtiğini öğrenmişlerdi. Trenlerin Londra’ya, babalarının yanına, gittiğini düşünüyorlar ve bu yüzden geçen trenlere el sallıyorlardı. Yaşlı adam dedikleri bu insanla da dostlukları böyle başlamıştı. Anneleri hastalandığında ilaçların alınması için istasyonda tanıdıkları Rus yazarın ailesine kavuşması için hep Yaşlı Adamdan yardım istemişlerdi. Çocukların dışarıda ki hayatları hep birilerine yardım etmekle geçiyordu. Bir gün bir trenin kaza yapmasını önlemişler ve bu sayede ödüllendirilmişlerdi. Eve geldiklerinde ise kendi aralarında tartışmıyorlar, annelerinin mutlu olabilmesi için her şeyi yapıyorlardı. Ancak daha baştan beri en az anne kadar mutsuz olan biri daha vardı. O da Roberta yani Bobbie’ydi. İlk günden beri babasına kötü bir şeyler olduğunu hissetmiş, annesiyle konuşmayı çok istemiş fakat onun üzüleceğini düşünerek bunu yapamamıştı. Bir gün tesadüfen eline geçen bir gazetede babasının işlediği bir suçtan dolayı hapis yattığını öğrenmiş ve annesiyle, onun üzüleceğini bile bile konuşmak zorunda kalmıştı. Ve babasının devlet sırlarını Rusya’ya satmakla suçlanan bir adam olduğunu öğrendi. Ona göre babası gerçek bir yurtseverdi ve bu suçu işleyemezdi. Diğer olaylarda olduğu gibi bu olayda da Yaşlı Adamdan, ona mektup içinde bu haberi yollayarak yardım istedi. Kardeşleri için ise değişen bir şey yoktu onlar gayet mutluydular.

Bir gün Roberta içinde garip bir hisle güne başladı. Ona göre bir şeyler olacaktı ama ne? Zaman geçirmeden kardeşlerini de alarak 9.15 trenine el sallamaya gittiler. Tren geldiğinde yine her zamanki gibi yaşlı dostları da onlara el sallıyordu. Fakat ilginç olan trendeki bütün yolcular ellerindeki mendilleri, gazeteleri sallayarak onları adeta kutluyorlardı. Bobbie kardeşlerinden ayrılıp istasyona doğru gittiğinde gördüğü herkes ona garip davranıyordu. Adeta onu tebrik ediyorlar, gazetedeki haberden bahsediyorlardı. Bobbie bir türlü bunlara bir anlam veremiyor, hep aklına “acaba” sorusu geliyor; ama kendini bir türlü buna inandıramıyordu. Bir süre sonra istasyona kadar geldi. Herkes gibi istasyon şefi de onu sevinçle karşıladı. O da gazetedeki haberi okuyup okumadığını sordu. Bobbie hala olanları anlayamamıştı. Bir süre sonra 11.54 treni istasyona yanaştı. Bobbie’nin heyecanı bir kat daha artmıştı. Ama babasının trenden inişini görünceye kadar bütün bu olanların gerçek olduğuna inanamamıştı. Sabretmiş, yüreğindeki umudu hep taze tutmuş, zaman zaman karamsarlığa düşse de bir çözüm yolu aramıştı ve sonunda bunu başardı.

KAHRAMANLAR:

Bobbie ( Roberta ) : Hep başkalarını mutlu etmek için çabalayan, sır saklamayı becerebilen sessizce anlayış gösteren ve umudunu yitirmeyen bir çocuktur.
Yaşlı Adam: İyi kalpli, yardım sever bir insan. Çocukları mutlu etmeyi başarabilen olgun bir insan.
Peter: Macerayı seven, yardım sever, paylaşımcı bir çocuk.
Phyllist: Vefalı, daha çocuksu, olaylara kardeşlerinden farklı olarak bakabilen, yardımsever bir çocuk.
Anne: Çocuklarının mutluluğu için çabalayan, anlayışlı, her zaman onların yanında olmaya hazır gerçek bir annedir.
Baba: Güler yüzlü, hep adil davranan, hiç yüzünü asmayan, her zaman oyun oynamaya hazır, iyi bir baba.
Kitabın konusu: Edgecombe Villası adlı evlerinde bir gün babalarının aniden polislerce birlikte götürülmesinden sonra yaşananlar anlatılmaktadır.
Anafikir : İnsanlar olaylar karşısında zaman zaman umutsuzluğa düşse de yüreğindeki umudu yitirmemeli ve hep bir çözüm yolunun olacağını düşünmelidir.

TEMEL DEĞERLER:

- Kader inancı: Oyuncak lokomotifin patlaması sonucu annesinin Peter’e bu kaderin kötü bir oyunu demesi.
- Hırsızlığın kötü olması: Kömür çalarlarken istasyon müdürüne yakalanmaları sonucu istasyon müdürünün hırsızlık hırsızlıktır, benim olan bir şey sizin değildir demesi.
- Yardım etmek: İstasyonda tanıdıkları biletini ve çantasını kaybetmiş üstelik kendi dillerini de bilmeyen Rus bir yazar olduğunu öğrendikleri adamın ailesine kavuşmasını sağlamaları.
- Paylaşmak: Perks isimli dostlarının onlara bahçelerinde yetiştirmeleri için kendi bahçesinden taze fidanlar vermesi.
- Sevgi: Çocuklara sevgi ile yaklaşan Yaşlı Adamı çocuklarında son derce sevmesi.
- Saygı: Çocukların babalarına ve eve gelen misafirlere karşı gösterdikleri nezaket kuralları ve saygı.
- Karşılıksız iyilik: Treni kurtardıktan sonra Bobbie’nin Peter’e treni kurtarmış olmanın gururuyla yetinmeliyiz, başka şeyler istememiz doğru olmaz demesi.
- Tanrı inancı: Evlerine misafir olarak gelen yaşlı dostlarının evden ayrıldıktan sonraTanrı sizi korusun ve hatta koruyacaktır demesi.
- Ahiret inancı: Peter’in ölmüş dayısının cennette olduğunu düşünmesi.
- Rüşvet kötü olduğu: Görevi başında uyuduğunun çocuklar tarafından görülmesinden korkan işaret memurunun, bu olayın başkalarına söylenmemesi için onlara para vermesi ve Peter’in de seni ihbar edecek olsaydım, bu rüşvet verdiğin için olurdu demesi.
- Aile: Çocukların evlilik hayalleri kurması, iyi eşler düşünmesi, ailelerini çok seveceklerini hayal etmeleri.

KABULLER:

1-Olaylar ne kadar korkunç olursa olsun on yaşındaki oğlanların ağlamayacağı.
2- Çocuklar bazı şeylere çok üzülürler.
– Peter’ e hediye olarak alınan oyuncak lokomotifin patlaması sonucu üzülmesi.
3-Çocukların diledikleri gibi, istedikleri an konuşamayacakları.
-Annesinin Peter’e babası eve gelince, onunla yemeğini yedikten ve purosunu yaktıktan sonra konuşması gerektiğini söylemesi.
4- Umut olduğu sürece her şeyin düzeleceğine inanılması.
-Bozulan lokomotifin tamiri için Peter’ in babasına umut olup olmadığını sorması üzerine babasının umut var diye cevap vermesi.
5-Kadınlarla erkekler arasında hiçbir ayrımın olmadığı kabulü var.
– Lokomotifin tamiri için Phyllist’ in yardım etmek istemesi üzerine babasının Peter’ e “ kızlarda oğlanlar kadar akıllıdır, bunu sakın unutma ! “ demesi.
6- Çocukların yanında yüksek sesle konuşulmamalı kabulü var.
– Annesinin eğlenmeleri için çocuklarına yeşil gözlü prensesle ilgili hikayeyi anlattığı sırada kütüphaneden babalarını ve iki misafirinin bağırarak konuşmaları üzerine çocukların hikayeye konsantre olamamaları.
7- İnsanların bazen masum yalanlar söyleyeceği kabulü var.
– Babalarının suçlu bulunarak evden apar topar götürülmesi üzerine annelerinin “ babanızı iş için çağırıyorlar “ demesi.
8-Ne olursa olsun çocukların çocuk dahi olsalar olayları anladığına, yorumladığına inanılması.
– Babalarının yanlarından apar topar ayrılması üzerine çocukların, özellikle de Roberta’ nın bir sorun olduğunu anlaması ve daha ilk dakikalarda annesine “ kötü bir haber mi var, anne? Birisi mi ölmüş? “ demesi.
9- Çocuklara değer verildiğinin hissettirilmesi kabulü var.
– Phyllis’ in eline tornavida battığında annesinin ona şiir okuması .
10- Sorunlara farklı bir gözle bakılması gerektiği kabulü var.
– Annelerin yeni evlerinde maddi açıdan şu an ki kadar iyi olamayacaklarını espriyle “ yoksulluk oyunu oynayacağız” şeklinde dile getirmesi.
– Yine bu taşınmayı maceraya yaşamak şeklinde görmesi.
11- İnsanların karanlıkta mutsuz olamayacağına inanma kabulü var.
-Annelerinin karanlıkta fareler ve baykuşlar dışında kimse mutlu olamaz demesi.
12-Savurganlık yapmanın kötü bir şey olduğu,tutumlu olunması gerektiğine inanılması kabulü var.
-Phyllis’ in ekmeğine reçel ve tereyağını aynı anda sürmek istemesi üzerine annesinin” Reçel ya da tereyağı tatlım.İkisi birden olmaz.Artık bu denli dikkatsizce savurganlık yapamayız.” Demesi.
13- İnsanların bazı durumlarda masumca suçlar işleyebileceği kabulü var.
-Peter’ in kömür çalarlarken yakalanmaları üzerine paraları olmadığını, annesinin hasta olduğunu ve bu yüzden bunu yapmak zorunda olduklarını söylemesi üzerine istasyon müdürünün bir defaya mahsus olmak üzere çocukları affetmesi.
14- İnsanların hata yapabileceği ve bunun affedilmesinin bir erdem olduğu kabulü var.
-Peter’ in, kömür olayından sonra istasyon müdürü ile karşılaşması sonucu istasyon müdürünün ona selam vermesine şaşıran Peter’e istasyon müdürünün “geçmişte olan geçmişte kalsın “ demesi.
15- Başkalarından bir şey istemenin ayıp olduğu kabulü var.
– Çocukların annelerinin hastalığı dolayısı ile ilaçların alınması Yaşlı Adamadan yardım istemeleri sonucu annelerinin “ yoksul olduğumuz doğru, ama geçinebilecek kadar paramız var.ve asla, ama asla yabancılardan size bir şey vermelerini istemeyin!Bu doğru olmaz .” demesi.
16- Çocuklarını herkesten çok seven annelerin yanılabileceği kabulü var.
– Yorgun olan annelerini taşımak için Peter ve Bobbie annelerinin koluna girmişlerdi kolları kasıldığı için koşmaya başladılar anneleri ise onların yavaş yürümekten sıkıldığını düşünmüştü.
17-İnsanların kavga etmelerinin yanlış olduğu kabulü var.
– Kardeşi ile tartışan Bobbie’ nin kardeşine “ kavga etmenin yanlış olduğunun farkındayım “ demesi.
18- Vatanını seven insanların vatan haini olamayacağı kabulü var.
– Babasının devletin sırlarını Rusya’ya satmakla suçlandığını öğrenen Bobbie’ nin annesine “Babam bu suçu işleyemez o gerçek bir yurtseverdir” demesi.
19- İnsanların boş yer umutlandırılmamsı gerektiği kabulü var.
– Bobbie’nin babasının kurtarılması için Yaşlı Adam’a mektup yazdığını annesine söylememesini “Çünkü onu boş yere umutlandırmak istemiyorum “ diyerek belirtmesi.
20- Toplumsal kurallara uyulması gerektiği kabulü var.
– Peter’in kardeşine “Görev başındayken işaret memuru ile konuşmak yasaktır” demesi.
21- İnsanların görevlerini ihmal etmelerinin bir çok şeye neden olacağına inanma kabulü var.
– Peter’ in uyuyan işaret memurunu uyandırmasının nedenini “ İşaret memurunun görevi başında uyduğu takdirde işini kaybedeceğini, daha da kötüsü trenlerin tehlikeye gireceğini” söyleyerek açıklaması.
22- Kadınlara veya kızlara iyi davranılması gerektiği kabulü var.
– Doktorun Peter’e “Kızlar bizden çok daha yumuşak ve zayıftırlar; çünkü öyle olmaları gerekir.Eğer yumuşak olmasalardı,bu bebekler için iyi olmazdı.Bu nedenle, hayvanlar bile anne olan dişilerine çok iyi davranırlar, asla onlarla kavga etmezler” demesi.
23- Hayatın bazen öykülerdeki gibi hoş sürprizlerle dolu olduğu kabulü var.
– Peter’ in eve getirdikleri arkadaşlarının dedesinin yaşlı dostları olduğunu öğrenmesi üzerine annesinin “ Bazen gerçek yaşamda olanlar tıpkı kitaplardaki öykülere benzer. “ demesi.
24-İnsanları hayata umutların bağladığı kabulü var.
-Yaşlı adamın annelerine “ Bizler yaşamımızı çok güzel, mutluluk verici olayların olacağını umarak geçiririz “ demesi.
25- Ne olursa olsun dersin her yerde ders olduğu kabulü var.
– Anneleri ne kadar iyi bir öğretmen olsa da çocukların verilen ödevleri yapmayı istememeleri.Patates soymayı veya ateş yakmayı daha eğlenceli bulmaları.
26- Öğretmenini seven, onun kendisini anladığını, sevdiğini bilen öğrencinin dersi daha çok seveceği kabulü var.
– Annelerinin çocuklarına onların sıkıldığını düşünerek şiir yazması, onlara karşı anlayışlı davranması çocukları mutlu etmiştir.
27- Küçük bir kız çocuğunu öpmenin yanlış olduğu kabulü var.
– Perks’in Bobbie’ yi kutlamak için yanağından öpmeden önce “ Saygısızlık etmek istemem küçük hanım ama böyle bir günde bunu yapmam gerek “ demesi.
28- İnsanlara karşı adil, demokratik olarak davranılması gerektiği kabulü var.
– Rus yazarın suçsuz yere hapse girip daha sonra askere çağrıldıktan sonra askerden kaçması üzerine Peter’ in “ Ama bu doğru bir davranış değil!” demesi üzerine annesinin “ Ona böyle acımasızca davranan bir ülkeye borçlu mu olduğunu sanıyorsun? Eğer borcu varsa bile, bu ülkesine değil , yalnızca karısına ve çocuklarına karşıdır.” Demesi.

ÇOCUKSU ÖĞELER:

- Peter’in bozulan lokomotifi sadece babasının tamir edebileceğine inanması. Babasının marifetli elleriyle harikalar yaratmasına inanması.
- Anneleri, babalarının yanlarından zorunlu bir şekilde ayrılmasını çocuklarına anlatırken - Peter’in ayakkabısının burnunu halıya sürtmesi.
- Yeni evlerine taşındıklarında Peter’in evin bahçesini kara lahana ile dolu bir bahçeye benzetmesi.
- Phyllis’in trenin geçtiği tüneli ejderhaların inlerine benzetmesi.
- Peter’in trene çok yaklaşmayı bir oyun gibi görmesi.
- Roberta’nın treni dev bir ejderhaya, sıcaklığını ise ejderhanın nefesine benzetmesi.
- Roberta’nın gerçek bir treni oyuncak lokomotiften daha güzel bulması.
- Çocukların üst üste konulmuş dikdörtgen kömür bloklarını bir çocuk kitabında gördükleri kent resimlerine benzetmeleri.
- Peter’in ahırdaki çocuk arabasını Roma’lıların savaş arabasına benzetmesi.
- Demir yoluna kömür çalmaya giderlerken Peter’in kendisini lider olarak görmesi ve “korkusuz liderinizi izleyin” demesi.
- Peter’in kömür çalmaya gittiklerinde kendisini kömür madeninin sahibi olarak görmesi ve “işte Bay Peter’in kömür madeni. Tam zamanında sevkiyat yapar, tüm müşterilerin memnun kalmasını sağlarız” demesi.
- Peter’in kömür çalarken yakalanması üzerine “ben hırsız değilim, kömür işçisiyim” demesi.
- Kömür çalarken istasyon şefine yakalanmaları üzerine Peter’in “bu kömür yığınını bitirmeniz için birkaç bin yıl gerek” demesi.
- Peter’in hırsızlık yaparken yakalanması üzerine hala bunu kabullenemeyip “madenciliğin suç olduğunu hala aklım almıyor” demesi.
- Çocukların evlerinin önünden geçen trenlere isimler vermeleri.
-00:15 treni: yeşil canavar.
-10:07 treni: wantley solucanı.
-Gece yarısı ekspresi ise korkunç gece adını alıyordu.
- Çocukların, geçen trenleri babalarının yanına gittiğini düşünerek, onlara el sallamaları.
-Phyllis’in kardeşlerine gelen tren için “sihirli bir canavar gibi durumu anlayacak ve babamıza sevgilerimizi götürecektir” demesi.
- Hırsızlık olayından sonra istasyon müdürünün selam vermesine şaşıran Peter’in “kömürlerini çalan biriyle konuşmak istemezdi. Gündüz gözüyle tanıyamadı herhalde.” Demesi.
- Doktorun demir yolları ve tavşanlarla ilgilendiği için Peter’in doktoru çekici ve kibar birine benzetmesi.
- Çocukların, Yaşlı Adam’a paraları olmadığından dolayı, annelerinin ilaçlarının alınması için yazdıkları mektupta; “babamız gelince size parasını verecektir, eğer o ödemezse Peter büyüdüğünde ödeyecektir, yemin ediyoruz” demeleri.
- Annelerinin sinirli halini masallardaki intikam meleklerine benzetmeleri.
- Çocukların trenlere “başlarından ve kuyruklarından ışık saçan gerçek ejderhalardır” demeleri.
- Çocukların mutluluğu annelerinin yazdığı öykülerin içinde yaşamak şeklinde algılamaları.
-Peter’in “o zaman sen hep mutlu olaylar olmasını sağlardın. Jim’in bacağı bir günde iğleşirdi, babam eve dönerdi” demesi.
- Peter’in tüneli, tıpkı siyah bir kağıdın ortasına açılmış küçük bir iğne deliğine benzetmesi.
- Peter’in koşarken düşüp yaralanan bir çocuğa yardım yapmayı “yani, biz kurtarma ekibiyiz” diye açıklaması.
- Kardeşlerinin korktuğunu gören fakat kendisi de korkan Peter’in bunu belli etmeyerek kardeşlerinin kollarına girmesini “belki korkmuşsunuzdur diye düşündüm de” diyerek açıklaması.
- Phyllis’in acıktığı için bir şeyler yemesini “eğer hemen yemek yemezsem açıklıktan öleceğim. Sizlerde arkamdan ağlamak zorunda kalacaksınız.” Sözleriyle belirtmesi.
- Çocuklar, insanların düşünceli, üzgün hallerini görünce suç işlediklerini zannediyorlar.
– Bobbie’nin düşünceli, üzgün tavrını “odasındaki sürahiyi kırdı ve şimdi anneme onun parçalarını gösterecek” şeklinde yorumlamaları.
- Doktordan okumak için kitap almamalarının nedenini “onda sadece hastalıklarla veya insanların iç organları ile ilgili sıkıcı kitaplar vardır” sözleriyle açıklamaları.
- Peter’in annesi yorulduğu için koluna girmesi gerektiğini ‘babam burada olmadığına göre evin erkeği benim ’ diyerek açıklaması.
- Rus yazarın ailesine kavuşmasını sağlamalarını ‘evet, sanırım biz bugün bir mum yaktık ve bu mum, diğerlerini tutuşturarak çok yakında Rus dostumuz için bir havai fişek bayramına dönüşecek’ şeklinde düşünmeleri.
- Rus yazarı ailesine kavuşturmak için “Bunu gerçekten çok istiyoruz, gerekiyorsa saatlerimizi satıp, parasını bu iş için harcayabiliriz.” diye düşünmeleri.
- Phyllis’in kalbinin atışını “ahh, kalbim tıpkı bir lokomotifin motoru gibi gümbürdüyor.” Sözleriyle yorumlaması.
- Çamaşır yıkarlarken kendilerini açık havada çamaşır yıkayan kadınlara benzetmeleri.
- Treni kurtardıktan sonra ödül alacaklarını düşünen çocuklardan Phyllis’in “ben hep bir fil yavrusu istemişimdir.Ama sanırım onlar bunu bilmiyorlar” demesi.

KİTABIN DIŞ ÖZELLİKLERİ:
www.kitaptakipcileri.com
1- Kitabın kapağında yer alan resim hem kitabın ismi ile hem de kitapta yer alan kahramanlarla uyuşmaktadır.
2- Kitap ortaokul düzeyindeki çocuklara yönelik ve 159 sayfadır.
3- Puntosu normaldir.
4- Kitabın içerisinde çocukların o bölümde anlatılan olayı somutlaştırmalarına yardım edebilecek herhangi bir resim yoktur.
5- Cildi oldukça sağlamdır.
6- Kitabın ilk baskısı 2005 yılında yapılmıştır.
7- Bendeki ilk baskısıdır.

KİTABIN İÇ ÖZELLİKLERİ:www.kitaptakipcileri.com

1- Kitap 9 bölümden oluşmaktadır. Bölümler arasındaki konu bütünlüğü çok iyi sağlanmıştır. Sonraki bölüm, bir önceki bölümün devamı niteliğindedir. Bölümlere verilen isimler, o bölümün ana temasını oluşturmaktadır.
2- Kitapta yer yer kısa cümleler de kullanılmıştır. Fakat uzun cümleler de vardır.
– En sonun da yakaladım seni küçük hırsız,
– Ben hırsız değilim, kömür işçisiyim,
– Bunu ilgililere anlatırsın,
– Doğru söylüyorum,
“Ve çocuklar, özellikle de kızlar, yaşlı adamın babalarını tanıdığını, ‘iş’ sırasında onunla karşılaşacağını ve üç çocuğun, hava ister güneşli ister yağmurlu olsun, her sabah treni bekleyip ona sevgilerini gönderdiklerini düşünmek hoşlarına gidiyordu.
3-Konuşma cümlelerine yer verilmiştir.
– “ Acaba demiryolu bizi özlemiş midir? Artık onu görmeye gitmiyoruz “ dedi Phyllist.
– “ Bu nankörlük sayılı, oynayacak kimsemiz yokken oraya gitmeyi çok seviyorduk” dedi Bobbie.
– “ Perks sık sık gelip Jim’ in nasıl olduğunu soruyor? Ayrıca sinyal görevlisinin küçük oğlu da iyileşmiş, Perks öyle söyledi “ dedi Peter.www.kitaptakipcileri.com

4- Yazar okuyucu ile zaman zaman konuşmakta, okuyucuya açıklamalar yapmaktadır.
– “ hep birlikte bekleme salonuna döndüler. Salon boş olduğundan oyun oynamak için ideal bir yerdi ve onlarda “ Hadi anlat! “ oyunu oynadılar. Bu oyunu sizlerin de bildiğinize eminim. Sessiz film anlatır gibi oynanan bu oyun da çocuklardan biri dışarı çıkıyor, sonra tekrar içeri girerek bir olayı ya da bir masal kahramanını konuşmadan; hareketlerle canlandırmaya çalışıyordu.
5- Kitabın çevirisinden olsa gerek olsa gerek yer yer kelime yanlışlıkları vardır.
– Eğer istiyorsan önce ben özür dileriz.
– Perks gözlerini kısıp kaçlarını çatı.
– Yeşil kurdele
– Mutlu olursum sadece.
6- Bir çok kahramanın adı yazar tarafından bilinçli olarak sonradan açıklanmaktadır.
-…, ama hiç kimse Bay Szczepansky’ nin karısı ile çocuklarının nerede olduklarını bulamamışlardı.( Size daha önce bu Rus yazarın tipik Rusça olan ismini söylememiş miydim?)
- Yaşlı beyin adının Snooks ve Jenkis’ den biri olduğu
– Aşçı ve hizmetçinin Clara veEthelwyn olduğu gibi.
7- Tasvir ve benzetmelere sıklıkla yer verilmiştir.
– Aileleri ile birlikte kırmızı tuğladan yapılmış bir evde oturuyorlardı. Evin sokak kapısı cam kaplıydı, giriş parke döşeliydi, sıcak suyu bulunan bir banyo, elektrikli zil, iki katlı pencereler, beyaz badanalı duvarlar…( Tasvir )
– … uzun çiviler mum ışığında demir dişler gibi parladı. ( Benzetme )
8- Yansıma sözcükler kullanılmıştır.
– … uzun çivilerden biri gıcırdayarak yerinden çıktı ve…
– … oyuncak lokomotif büyük bir gürültüyle patladı.
9- Kurallı cümleler yanında okuyucuyu monotonluktan kurtarmak için devrik cümleler de yer almıştır.
– Keşke okuyacak bir şeyler olsaydı.( Devrik )
-Kitaplarımın tümünü belki elli defa okudum.( Kurallı )
-Ben gidip doktora sorayım, eminim onda bir sürü kitap vardır.( Devrik )
( Kurallı )
-Onda sadece hastalıklarla veya insanların iç organları ile ilgili sıkıcı kitaplar vardı.(Devrik)
10- Yazar zaman zaman araya girerek bizlere açıklayıcı bilgiler verse de olayların anlatımı genelde üçüncü teklik ve çokluk kişiler kullanılarak yapılmıştır.
– Ertesi gün çocuklar, annelerinin mektubunu istasyon şefine götürdüler.
-Başka bir gün de hepsi birlikte kanalda balık tutmak istemişlerdi.
-Birden beklediği tekerlek seslerini duydu.
11- Kitapta çocuksu öğeler oldukça fazla yer almaktadır.

KİTABI OKUYANLARIN GÖRÜŞLERİ:www.kitaptakipcileri.com

Büşra Zengin, Namık Kemal İlköğretim Okulu 6/A:Kitabı ilk elime aldığımda kitabın üzerindeki resimler dikkatimi çekti. Kitabı okudukça olayları yaşayan çocukların kapaktaki çocuklar olduğunu anladım.İlk başlarda biraz sıkıldım; ama daha sonraları sevmeye başladım.Ben olsaydım ben de o çocuklar gibi davranırdım.Kitabın yazılarını beğendim ama içine hiç resim konulmamış.
Özkan Yıldız, Fatih İlköğretim Okulu 5/B: Kitabı çok beğendim okurken kendimi o çocukların yerine koydum.Kendimi hikayenin kahramanı gibi hissettim.Kitabın harflerinin büyüklüğünü beğendim;ama içine biraz resim konulabilirdi.
Serhat Ak, Atatürk İlköğretim Okulu 5/C: Kitabı okurken çok sıkıldım.Zaten tamamını da bitirmedim;çünkü içinde hiç resim yoktu.

SONUÇ:

Kitapta babaları nedenini bilmedikleri bir şekilde aralarından ayrılan çocukların serüvenleri anlatılmaktadır. Anne ve çocuklar bir yandan babalarını çaresiz bir şekilde beklerlerken bir yandan da hayatlarına devam etmektedirler. Örneğin anne şiir ve küçük öyküler yazmakta, çocuklar kendi küçük dünyalarında aslında günlük hayatta bir çoğumuzun yaşayabileceği sorunlarla boğuşmaktadırlar. Yazar bu aileyi kendince yarattığı bir nedenden dolayı bir başka yaşama sürüklemiştir. Bunu yaparken bize “hayatınız veya yaşam her zaman istediğiniz gibi gitmeyebilir. Hiç ummadığınız bir anda bir sorun kapınızı çalabilir. İşte böyle bir anda bu aile ve çocuklar gibi davranmalısınız” demektedir. Tabi bu benim kendi fikrim. Olaylar bu şekilde başlarken yazar sanki her şeyi akışına bırakmış gibi bir izlenim uyandırdı bende. Çocuksu bir hava içerisinde yaşanabilme ihtimalini göz önünde tutarak fantastik öğelere baş vurmadan olayları anlatmıştır. Hayatı böylesine kabullenmiş, sıradan hayatlarında mutlu bir şekilde yaşayan bu ailenin hikayesini okurken çok zevk aldım. Kitap bir çocuk kitabı olarak görünse de bence yetişkinlerin bile zaman zaman kendilerini tebessüm etmekten alı koyamayacakları bir kitaptır.

Ürünü Paylaş
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed'de Paylaş Google Favorilere Ekle Yahoo! Favorilere Ekle Pinterest'de Paylaş
Kapat
IdeaSoft® | IdeaSoft Akıllı E-ticaret Yazılımları ile hazırlanmıştır.